الشَّجَاعَةُ هِيَ فِعْلُ مَا هُوَ صَحِيحٌ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Mertlik, zor zamanlarda doğru olanı yapmaktır.
الشَّجَاعَةُ هِيَ فِعْلُ مَا هُوَ صَحِيحٌ فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ.
Mertlik, zor zamanlarda doğru olanı yapmaktır.
إِظْهَارُ الْجُرْأَةِ يَتَطَلَّبُ أَحْيَانًا الْمُخَاطَرَةَ.
Mertlik göstermek, bazen risk almayı gerektirir.
النُّبْلُ هُوَ احْتِرَامُ حُقُوقِ الْآخَرِينَ.
Mertlik, başkalarının haklarına saygı duymaktır.
Ayrıca: رُجُولَة
مُرُوءَة، شَهَامَة