الْمَثَانَةُ هِيَ عُضْوٌ يُخَزِّنُ الْبَوْلَ مُؤَقَّتًا.
Mesane, idrarı geçici olarak depolayan bir organdır.
الْمَثَانَةُ هِيَ عُضْوٌ يُخَزِّنُ الْبَوْلَ مُؤَقَّتًا.
Mesane, idrarı geçici olarak depolayan bir organdır.
يَحْتَاجُ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ إِلَى الذَّهَابِ إِلَى الْمِرْحَاضِ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ لِأَنَّ كِيسَ الْبَوْلِ لَدَيْهِ ضَعِيفٌ.
Yaşlı adamın mesanesi zayıfladığı için sık sık tuvalete gitmesi gerekiyor.
يَشْعُرُ الْمَرِيضُ بِأَلَمٍ فِي حُوَيْصِلَةِ الْبَوْلِ.
Hasta mesanesinde ağrı hissediyor.