mesele

أَمْر — أُمُور

هَذَا الْأَمْرُ مُهِمٌّ جِدًّا بِالنِّسْبَةِ لِي.

Bu mesele benim için çok önemli.

مَسْأَلَة — مَسَائِل

هَذِهِ مَسْأَلَةٌ مُهِمَّةٌ يَجِبُ أَنْ نُنَاقِشَهَا بِجِدِّيَّةٍ.

Bu önemli bir mesele, ciddiyetle tartışmalıyız.

مُشْكِلَة — مَشَاكِل

يَجِبُ أَنْ نَعْمَلَ مَعًا لِحَلِّ هَذِهِ الْمُشْكِلَةِ.

Bu meseleyi çözmek için hep birlikte çalışmalıyız.

Ayrıca: قَضِيَّة، مَوْضُوع

İlişkili Kelimeler