إِنَّ تَحَوُّلَ الْيَرَقَةِ إِلَى فَرَاشَةٍ هُوَ مِثَالٌ رَائِعٌ عَلَى الطَّبِيعَةِ.
Tırtılın kelebeğe metamorfozu doğanın harika bir örneğidir.
إِنَّ تَحَوُّلَ الْيَرَقَةِ إِلَى فَرَاشَةٍ هُوَ مِثَالٌ رَائِعٌ عَلَى الطَّبِيعَةِ.
Tırtılın kelebeğe metamorfozu doğanın harika bir örneğidir.
شَهِدَتِ الشَّرِكَةُ تَغَيُّرًا كَبِيرًا، لِتُصْبِحَ ذَاتَ هَيْكَلٍ أَكْثَرَ حَدَاثَةً.
Şirket, büyük bir metamorfoz geçirerek daha modern bir yapıya kavuştu.
إِنَّ التَّبَدُّلَ الظَّاهِرَ فِي أَعْمَالِ الْفَنَّانِ هُوَ انْعِكَاسٌ لِبَحْثِهِ الْمُسْتَمِرِّ.
Sanatçının eserlerinde görülen metamorfoz, onun sürekli arayışının bir yansımasıdır.