metrelik

اشْتَرَيْتُ سِيَاجًا بِطُولِ مِتْرَيْنِ لِزَرْعِهِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçeye dikmek için iki metrelik bir çit aldım.

تُوجَدُ طَاوِلَةٌ طُولُهَا مِتْرٌ وَاحِدٌ فِي هَذِهِ الْغُرْفَةِ.

Bu odada bir metrelik bir masa var.