metris

قَامَ الْجُنُودُ بِسُرْعَةٍ بِبِنَاءِ سَاتِرٍ تُرَابِيٍّ لِلْحِمَايَةِ مِنْ نِيرَانِ الْعَدُوِّ.

Askerler, düşman ateşinden korunmak için hızla bir metris inşa ettiler.

حَاجِز — حَوَاجِز

تُوَفِّرُ الْحَوَاجِزُ حِمَايَةً كَبِيرَةً لِلْجُنُودِ فِي سَاحَةِ الْمَعْرَكَةِ.

Metrisler, savaş alanında askerlere önemli bir koruma sağlar.

مِتْرَاس — مَتَارِيس

كَانَ الْجُنُودُ فِي الْخَنْدَقِ يُرَاقِبُونَ الْعَدُوَّ مِنْ وَرَاءِ الْمِتْرَاسِ.

Siperdeki askerler, metrisin arkasından düşmanı gözetliyorlardı.

İlişkili Kelimeler