mevcut

الْحَلُّ الْوَحِيدُ الْمَوْجُودُ حَالِيًّا هُوَ تَأْجِيلُ الْمُشْكِلَةِ.

Şu anda mevcut olan tek çözüm, sorunu ertelemektir.

فِي الْوَضْعِ الْحَالِيِّ، قَدْ يَكُونُ السَّفَرُ مَحْفُوفًا بِالْمَخَاطِرِ.

Mevcut durumda, seyahat etmek riskli olabilir.

وِفْقًا لِلْقَوَانِينِ الْقَائِمَةِ، يُعْتَبَرُ هَذَا السُّلُوكُ جَرِيمَةً.

Mevcut yasalara göre, bu davranış suç sayılıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler