هَذَا عَمَلٌ مَوْسِمِيٌّ، أَنَا أَعْمَلُ فَقَطْ فِي الصَّيْفِ.
Bu mevsimlik bir iştir, sadece yazın çalışıyorum.
هَذَا عَمَلٌ مَوْسِمِيٌّ، أَنَا أَعْمَلُ فَقَطْ فِي الصَّيْفِ.
Bu mevsimlik bir iştir, sadece yazın çalışıyorum.
تَمَّ رَفْعُ الْمَلَابِسِ الْخَاصَّةِ بِالْمَوْسِمِ إِلَى الْخِزَانَةِ.
Mevsimlik kıyafetler dolaba kaldırıldı.
فَصْلِيّ