mevsimsiz

تَسَاقُطُ الثُّلُوجِ فِي غَيْرِ مَوْسِمِهِ فَاجَأَ الْجَمِيعَ.

Mevsimsiz kar yağışı herkesi şaşırttı.

اِنْزَعَجْتُ لِأَنَّهُ جَاءَ فِي وَقْتٍ غَيْرِ مُنَاسِبٍ.

Mevsimsiz bir zamanda geldiği için rahatsız oldum.

Eşdizimler