meydan okumak

الْمُلَاكِمُ الَّذِي تَحَدَّى مُنَافِسَهُ قَالَ إِنَّ الْمُبَارَاةَ سَتَكُونُ حَمَاسِيَّةً لِلْغَايَةِ.

Rakibine meydan okuyan boksör, maçın çok çekişmeli geçeceğini söyledi.

تَحَدَّى الْفَرِيقُ الصَّغِيرُ الْفَرِيقَ الْكَبِيرَ.

Küçük takım büyük takıma meydan okudu.

İlişkili Kelimeler