قَبْر — قُبُور
يَقَعُ قَبْرُ عَائِلَتِنَا فِي الْمَقْبَرَةِ الْقَدِيمَةِ فِي قَرْيَتِنَا وَنَزُورُهُ كَثِيرًا.
Ailemizin mezarı, köyümüzdeki eski mezarlıkta bulunuyor ve sık sık ziyaret ederiz.
يَقَعُ قَبْرُ عَائِلَتِنَا فِي الْمَقْبَرَةِ الْقَدِيمَةِ فِي قَرْيَتِنَا وَنَزُورُهُ كَثِيرًا.
Ailemizin mezarı, köyümüzdeki eski mezarlıkta bulunuyor ve sık sık ziyaret ederiz.
ضَرِيحُ الشَّاعِرِ الشَّهِيرِ مُزَيَّنٌ دَائِمًا بِالْوُرُودِ مِنْ قِبَلِ الزُّوَّارِ.
Ünlü şairin mezarı, ziyaretçiler tarafından her zaman çiçeklerle süslenir.
غَالِبًا مَا سُرِقَتْ مَدَافِنُ الْمُلُوكِ الْقُدَمَاءِ لِأَنَّهَا كَانَتْ مَلِيئَةً بِالْأَشْيَاءِ الثَّمِينَةِ.
Eski kralların mezarları, değerli eşyalarla dolu olduğu için sık sık soyulmuştur.
Ayrıca: رَمْس
لَحْد، مَرْقَد، جَدَث