mezelenmek

بِسَبَبِ النُّكَاتِ الَّتِي قَالَهَا وَالَّتِي لَمْ تَكُنْ مُضْحِكَةً، بَدَأَ الْجَمِيعُ يَجْعَلُونَهُ أُضْحُوكَةً.

Söylediği komik olmayan şakalar yüzünden herkes ona mezelenmeye başladı.

كَانَ يَخْشَى أَنْ يَكُونَ مَوْضِعَ سُخْرِيَةٍ فِي الِاجْتِمَاعِ بِسَبَبِ قَرَارَاتِهِ الْخَاطِئَةِ.

Yanlış kararları yüzünden toplantıda mezelenmekten korkuyordu.

كَانَ يُسْتَهْزَأُ بِهِ بِاسْتِمْرَارٍ فِي الْمَدْرَسَةِ بِسَبَبِ سُلُوكِهِ الطَّائِشِ.

Düşüncesiz davranışları nedeniyle okulda sürekli mezeleniyordu.

İlişkili Kelimeler