mezun

تَخَرَّجَ مِنَ الْجَامِعَةِ الْعَامَ الْمَاضِيَ وَيَبْحَثُ الْآنَ عَنْ وَظِيفَةٍ جَيِّدَةٍ، آمُلُ أَنْ يَجِدَهَا.

O, geçen yıl üniversiteden mezun oldu ve şimdi iyi bir iş arıyor, umarım bulur.

أَصْبَحَتِ ابْنَتِي خِرِّيجَةً مِنَ الْجَامِعَةِ هَذَا الْعَامَ بِتَقْدِيرٍ مُمْتَازٍ.

Kızım bu yıl üniversiteden üstün başarıyla mezun oldu.

أَخِي مُتَخَرِّجٌ جَدِيدٌ مِنَ الْجَامِعَةِ، وَهُوَ يَبْحَثُ الْآنَ عَنْ عَمَلٍ فِي مَدِينَتِنَا.

Kardeşim üniversiteden yeni mezun oldu ve şimdi şehrimizde iş arıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler