militan

إِنَّهُ نَاشِطٌ مُلْتَزِمٌ لِلْغَايَةِ فِي مَجَالِ حُقُوقِ الْحَيَوَانِ.

O, hayvan hakları konusunda çok militan bir aktivisttir.

تُحَاوِلُ الْجَمَاعَاتُ الْمُتَشَدِّدَةُ تَحْقِيقَ أَهْدَافِهَا بِاسْتِخْدَامِ الْعُنْفِ.

Militan gruplar, şiddet kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

دَائِمًا مَا يَكُونُ الْأَعْضَاءُ الْمُقَاتِلُونَ فِي الْمُنَظَّمَةِ السِّيَاسِيَّةِ فِي الْمُقَدِّمَةِ.

Siyasi örgütün militan üyeleri her zaman ön saflarda yer alır.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler