milletvekili

عُضْوُ بَرْلَمَانٍ — أَعْضَاء بَرْلَمَان

نَقَلَ عُضْوُ الْبَرْلَمَانِ مَشَاكِلَ دَائِرَتِهِ الِانْتِخَابِيَّةِ إِلَى الْمَجْلِسِ.

Milletvekili, seçim bölgesindeki sorunları meclise taşıdı.

نَائِب — نُوَّاب

النَّائِبُ مُلْزَمٌ بِتَمْثِيلِ رَغَبَاتِ الشَّعْبِ.

Milletvekili, halkın isteklerini temsil etmekle yükümlüdür.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler