milyoner

أَصْبَحَ مِلْيُونِيرًا فِي سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ وَيَعِيشُ الْآنَ حَيَاةً فَاخِرَةً.

O, genç yaşta milyoner oldu ve şimdi lüks bir hayat yaşıyor.

يَعِيشُ الْعَدِيدُ مِنْ أَصْحَابِ الْمَلَايِينِ فِي هٰذِهِ الْمَدِينَةِ وَيَسْكُنُونَ فِي مَنَازِلَ كَبِيرَةٍ.

Bu şehirde birçok milyoner yaşıyor ve büyük evlerde oturuyorlar.

İlişkili Kelimeler