minder

كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ بِالْقَفْزِ عَلَى الْمَرَاتِبِ الصَّغِيرَةِ فِي غُرَفِهِمْ، وَكَانُوا يَسْتَمْتِعُونَ كَثِيرًا.

Çocuklar, odalarındaki minderlerin üzerinde zıplayarak oyun oynuyorlardı, çok eğleniyorlardı.

بِسَاط — بُسُط

تَصَارَعَ الْمُصَارِعُونَ بِشِدَّةٍ عَلَى الْبِسَاطِ، وَشَاهَدَهُمُ الْجُمْهُورُ بِحَمَاسٍ.

Güreşçiler, minderin üzerinde kıyasıya mücadele ettiler, seyirciler heyecanla onları izledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler