هَذَا الْفُسْتَانُ الصَّغِيرُ يَبْدُو جَمِيلًا عَلَيْكِ، إِنَّهُ أَنِيقٌ حَقًّا.
Bu mini elbise sana çok yakışmış, gerçekten çok şık duruyor.
هَذَا الْفُسْتَانُ الصَّغِيرُ يَبْدُو جَمِيلًا عَلَيْكِ، إِنَّهُ أَنِيقٌ حَقًّا.
Bu mini elbise sana çok yakışmış, gerçekten çok şık duruyor.
كَانَ فِي غُرْفَةِ الْفُنْدُقِ ثَلَّاجَةٌ صَغِيرَةٌ وَتِلْفِزْيُونٌ مُصَغَّرٌ.
Otel odasında mini bir buzdolabı ve küçük bir televizyon vardı.