minyatür

تَعْكِسُ الْمُنَمْنَمَاتُ الْمَعْرُوضَةُ فِي الْمَتْحَفِ نَمَطَ حَيَاةِ الْعَصْرِ الْعُثْمَانِيِّ بِشَكْلٍ جَمِيلٍ لِلْغَايَةِ.

Müzede sergilenen minyatürler, Osmanlı döneminin yaşam tarzını çok güzel yansıtıyor.

إِنَّهُ مَوْهُوبٌ جِدًّا فِي فَنِّ الصُّوَرِ الْمُصَغَّرَةِ وَيَخْلُقُ أَعْمَالًا رَائِعَةً.

O, minyatür sanatında çok yetenekli ve harika eserler yaratıyor.

سَيَّارَةُ اللُّعْبَةِ هَذِهِ هِيَ نُسْخَةٌ مُصَغَّرَةٌ مِنَ السَّيَّارَةِ الْحَقِيقِيَّةِ وَهِيَ مَصْنُوعَةٌ بِتَفَاصِيلَ دَقِيقَةٍ لِلْغَايَةِ.

Bu oyuncak araba, gerçek arabanın minyatürü ve çok detaylı yapılmış.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler