تَمَّ الْقِيَامُ بِانْتِقَامٍ قَاسٍ رَدًّا عَلَى الْهُجُومِ.
Yapılan saldırıya karşı sert bir misilleme yapıldı.
تَمَّ الْقِيَامُ بِانْتِقَامٍ قَاسٍ رَدًّا عَلَى الْهُجُومِ.
Yapılan saldırıya karşı sert bir misilleme yapıldı.
أَدَّى هَذَا الرَّدُّ بِالْمِثْلِ إِلَى تَوَتُّرٍ فِي الْعَلَاقَاتِ الدَّوْلِيَّةِ.
Bu misilleme, uluslararası ilişkilerde gerginliğe yol açtı.
يَتِمُّ تَطْبِيقُ سِيَاسَاتِ الْمُعَامَلَةِ بِالْمِثْلِ بَيْنَ الدُّوَلِ.
Ülkeler arasında misilleme politikaları uygulanmaktadır.
ضَرْبَةٌ انْتِقَامِيَّةٌ، قِصَاص