لَمْ تَكُنِ السَّيِّدَةُ تُحِبُّ الْبَقَاءَ بِمُفْرَدِهَا أَثْنَاءَ رِحْلَةِ عَمَلِ زَوْجِهَا.
Misis, kocasının iş seyahatinde yalnız kalmaktan hoşlanmıyordu.
لَمْ تَكُنِ السَّيِّدَةُ تُحِبُّ الْبَقَاءَ بِمُفْرَدِهَا أَثْنَاءَ رِحْلَةِ عَمَلِ زَوْجِهَا.
Misis, kocasının iş seyahatinde yalnız kalmaktan hoşlanmıyordu.
أَلْقَتِ الْمَدَامُ خِطَابًا مُهِمًّا لِلْغَايَةِ فِي الِاجْتِمَاعِ.
Misis, toplantıda çok önemli bir konuşma yaptı.