misket

بَلِيَّة — بَلَايَا

كَانَ الأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ بِالبِلِّيَّاتِ فِي الحَدِيقَةِ بَعْدَ الظُّهْرِ.

Çocuklar öğleden sonra parkta misket oynuyorlardı.

كَانَتِ الْكُرَاتُ الزُّجَاجِيَّةُ مُلَوَّنَةً وَلَامِعَةً، وَكُلُّهَا كَانَتْ جَمِيلَةً.

Misketler renkli ve parlaktı, hepsi birbirinden güzeldi.

أَكَلْنَا عِنَبَ مَسْقَطٍ حُلْوَ الطَّعْمِ بَعْدَ الْغَدَاءِ.

Öğle yemeğinden sonra tatlı misket üzümü yedik.

İlişkili Kelimeler