moderatör

مُيَسِّر — مُيَسِّرون

كَانَ دَوْرُ الْمُيَسِّرِ فِي الِاجْتِمَاعِ مُهِمًّا لِلْغَايَةِ لِأَنَّهُ كَانَ عَلَيْهِ تَوْجِيهُ الْمُنَاقَشَةِ.

Toplantıda moderatörün rolü çok önemliydi, çünkü tartışmayı yönlendirmesi gerekiyordu.

قَامَ الْمُوَجِّهُ فِي الْمُؤْتَمَرِ بِتَوْجِيهِ الْمُتَحَدِّثِينَ وَالْمُسْتَمِعِينَ بِشَكْلٍ فَعَّالٍ.

Konferanstaki moderatör, konuşmacıları ve dinleyicileri etkili bir şekilde yönlendirdi.

فِي الْبَرْنَامَجِ التِّلْفِزْيُونِيِّ، حَاوَلَ مُدِيرُ الْحِوَارِ الْجَمْعَ بَيْنَ وُجُهَاتِ النَّظَرِ الْمُخْتَلِفَةِ لِلضُّيُوفِ.

Televizyon programında, moderatör konukların farklı görüşlerini bir araya getirmeye çalıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler