modernize etmek

أَطْلَقَتِ الْبَلَدِيَّةُ مَشْرُوعًا لِتَحْدِيثِ الْحَدَائِقِ فِي الْمَدِينَةِ.

Belediye, şehirdeki parkları modernize etmek için bir proje başlattı.

يَهْدِفُ الْمَصْنَعُ إِلَى زِيَادَةِ الْكَفَاءَةِ عَنْ طَرِيقِ تَطْوِيرِ تِقْنِيَّاتِ الْإِنْتَاجِ.

Fabrika, üretim teknolojilerini modernize ederek verimliliği artırmayı hedefliyor.

تَقُومُ الْحُكُومَةُ بِاسْتِثْمَارَاتٍ كَبِيرَةٍ لِتَجْدِيدِ الْبِنْيَةِ التَّحْتِيَّةِ لِلْبِلَادِ.

Hükümet, ülkenin altyapısını modernize etmek için büyük yatırımlar yapıyor.

İlişkili Kelimeler