modernleştirmek

تُصْدِرُ الْحُكُومَةُ قَوَانِينَ جَدِيدَةً لِتَحْدِيثِ الْبِلَادِ.

Hükümet, ülkeyi modernleştirmek için yeni yasalar çıkarıyor.

تُرِيدُ الشَّرِكَةُ تَطْوِيرَ مَرَافِقِ الْإِنْتَاجِ.

Şirket, üretim tesislerini modernleştirmek istiyor.

تَعْمَلُ الْبَلَدِيَّةُ عَلَى عَصْرَنَةِ نِظَامِ النَّقْلِ فِي الْمَدِينَةِ.

Belediye, şehirdeki ulaşım sistemini modernleştirmek için çalışıyor.

İlişkili Kelimeler