سُتْرَة — سُتَر
الطَّقْسُ بَارِدٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَرْتَدِيَ سُتْرَةً سَمِيكَةً عِنْدَ الْخُرُوجِ.
Hava çok soğuk, dışarı çıkarken kalın bir mont giymelisin.
الطَّقْسُ بَارِدٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَرْتَدِيَ سُتْرَةً سَمِيكَةً عِنْدَ الْخُرُوجِ.
Hava çok soğuk, dışarı çıkarken kalın bir mont giymelisin.
هَذَا المِعْطَفُ القَصِيرُ أَنِيقٌ وَدَافِئٌ فِي نَفْسِ الوَقْتِ.
Bu mont hem şık hem de sıcak tutuyor.
أُرِيدُ شِرَاءَ جَاكِيت جِلْدِيَّةٍ جَدِيدَةٍ.
Yeni bir deri mont almak istiyorum.