أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى تَجْمِيعِ الْأَثَاثِ الْجَدِيدِ الَّذِي اشْتَرَيْنَاهُ فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.
Yeni aldığımız mobilyaları hafta sonu montajlamak için sabırsızlanıyorum.
أَنَا أَتَطَلَّعُ إِلَى تَجْمِيعِ الْأَثَاثِ الْجَدِيدِ الَّذِي اشْتَرَيْنَاهُ فِي نِهَايَةِ الْأُسْبُوعِ.
Yeni aldığımız mobilyaları hafta sonu montajlamak için sabırsızlanıyorum.
كَانَ لَدَى الْفَنِّيِّ جَمِيعُ الْأَدَوَاتِ اللَّازِمَةِ لِتَرْكِيبِ مُكَيِّفِ الْهَوَاءِ عَلَى الْحَائِطِ.
Usta, klimayı duvara montajlamak için gerekli tüm aletlere sahipti.
يَقُومُ الْعُمَّالُ فِي الْمَصْنَعِ بِتَثْبِيتِ قِطَعِ غِيَارِ السَّيَّارَاتِ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.
Fabrikada çalışanlar, otomobil parçalarını büyük bir dikkatle montajlıyorlar.