moruklamak

شَاخَ جَارُنَا وَلَمْ يَعُدْ يَخْرُجُ كَثِيرًا.

Komşumuz moruklamış, artık pek dışarı çıkmıyor.

يَبْدَأُ النَّاسُ فِي التَّقَدُّمِ فِي السِّنِّ مَعَ تَقَدُّمِهِمْ فِي الْعُمْرِ، وَهَذَا طَبِيعِيٌّ.

İnsanlar yaşlandıkça moruklamaya başlarlar, bu doğaldır.

عَلَى الرَّغْمِ مِنْ أَنَّ جَدِّي أَصْبَحَ مُسِنًّا، إِلَّا أَنَّهُ كَانَ لَا يَزَالُ نَشِيطًا جِدًّا.

Dedem moruklamasına rağmen hala çok aktifti.

İlişkili Kelimeler