mostra

بِفَضْلِ الْعَيِّنَاتِ فِي الْمَتْجَرِ، أُتِيحَتْ لِي الْفُرْصَةُ لِفَحْصِ جَوْدَةِ الْمُنْتَجَاتِ عَنْ كَثَبٍ، وَخَاصَّةً نَسِيجَ الْأَقْمِشَةِ.

Mağazadaki mostralar sayesinde ürünlerin kalitesini yakından inceleme fırsatı buldum, özellikle kumaşların dokusunu.

نَمُوذَج — نَمَاذِج

تَمَّ اسْتِخْدَامُ النَّمَاذِجِ الْمَعْرُوضَةِ فِي مِنْطَقَةِ الْمَعْرِضِ لِتَقْدِيمِ أَحْدَثِ مُنْتَجَاتِ الشَّرِكَةِ، وَخَاصَّةً أَحْدَثَ مُودِيلَاتِ الْأَجْهِزَةِ التِّكْنُولُوجِيَّةِ.

Fuar alanında sergilenen mostralar, şirketin en yeni ürünlerini tanıtmak için kullanıldı, özellikle teknolojik cihazların son modelleri.

تَمَّ تَصْمِيمُ الْعَرْضِ الْمَوْضُوعِ فِي الْوَاجِهَةِ لِجَذْبِ انْتِبَاهِ الْعُمَلَاءِ، وَخَاصَّةً لِمُنْتَجَاتِ الْمَوْسِمِ الْجَدِيدِ.

Vitrine yerleştirilen mostra, müşterilerin dikkatini çekmek için özel olarak tasarlandı, özellikle yeni sezon ürünleri için.

Eşdizimler