قَالَ الْعُمَلَاءُ إِنَّهُمْ تَلَقَّوْا مُعَامَلَةً جَيِّدَةً جِدًّا فِي الْمَتْجَرِ.
Müşteriler, mağazada çok iyi bir muamele gördüklerini söylediler.
قَالَ الْعُمَلَاءُ إِنَّهُمْ تَلَقَّوْا مُعَامَلَةً جَيِّدَةً جِدًّا فِي الْمَتْجَرِ.
Müşteriler, mağazada çok iyi bir muamele gördüklerini söylediler.
يَجِبُ أَنْ يُعَامَلَ الْجَمِيعُ بِمُسَاوَاةٍ، وَالتَّمْيِيزُ غَيْرُ مَقْبُولٍ.
Herkesin eşit muamele görmesi gerekiyor, ayrımcılık kabul edilemez.
ادَّعَى السُّجَنَاءُ فِي السِّجْنِ أَنَّهُمْ تَعَرَّضُوا لِمُعَامَلَةٍ سَيِّئَةٍ.
Hapishanede mahkumlar kötü muamele gördüklerini iddia ettiler.