muattal

الْمَصْنَعُ مُعَطَّلٌ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.

Fabrika, ekonomik kriz nedeniyle uzun süredir muattal durumda.

تَوَقَّفَ الْمَشْرُوعُ بِسَبَبِ نَقْصِ التَّمْوِيلِ.

Proje, finansman eksikliği nedeniyle muattal kaldı.

هَذِهِ الْآلَةُ الْقَدِيمَةُ غَيْرُ مُسْتَعْمَلَةٍ مُنْذُ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Bu eski makine uzun zamandır muattal duruyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler