muayyen

يَجِبُ عَلَيْكَ إِكْمَالُ الْمُهِمَّةِ فِي فَتْرَةٍ مُحَدَّدَةٍ.

Muayyen bir süre içinde görevi tamamlamanız gerekiyor.

اتَّفَقْنَا عَلَى اللِّقَاءِ فِي سَاعَةٍ مُعَيَّنَةٍ.

Muayyen bir saatte buluşmak üzere sözleştik.

تَمَّ تَأْجِيلُ الِاجْتِمَاعِ لِسَبَبٍ مَعْلُومٍ.

Muayyen bir nedenle toplantı ertelendi.

İlişkili Kelimeler