أعدوا تقريرا مفصلا حول الموضوع وشرحوا جميع التفاصيل.
Konuyla ilgili mufassal bir rapor hazırlayarak tüm detayları açıkladılar.
أعدوا تقريرا مفصلا حول الموضوع وشرحوا جميع التفاصيل.
Konuyla ilgili mufassal bir rapor hazırlayarak tüm detayları açıkladılar.
نتيجة لمراجعة تفصيلية، تم تحديد أوجه القصور في المشروع.
Mufassal bir inceleme sonucunda, projenin eksiklikleri tespit edildi.
يصف الكاتب العالم الداخلي للشخصيات في روايته بطريقة موسعة.
Yazar, romanında karakterlerin iç dünyasını mufassal bir şekilde anlatıyor.