muhabir

نَقَلَ الْمُرَاسِلُ آخِرَ التَّطَوُّرَاتِ مِنْ مَكَانِ الْحَادِثِ بِبَثٍّ مُبَاشِرٍ.

Muhabir, olay yerinden canlı yayın yaparak son gelişmeleri aktardı.

أَرْسَلَتِ الْقَنَاةُ التِّلْفِزْيُونِيَّةُ صَحَافِيّاً لِتَغْطِيَةِ الْأَحْدَاثِ الْجَارِيَةِ فِي الْمِنْطَقَةِ الْمُتَضَرِّرَةِ.

Televizyon kanalı, zarar gören bölgedeki olayları takip etmek için bir muhabir gönderdi.

أَرْسَلَتِ الصَّحِيفَةُ مَنْدُوبَهَا إِلَى الْمَطَارِ.

Gazete muhabirini havalimanına gönderdi.

İlişkili Kelimeler