عَيَّنَتِ الشُّرْطَةُ مُحَقِّقًا ذَا خِبْرَةٍ لِتَوْضِيحِ الْقَضِيَّةِ.
Polis, olayı aydınlatmak için deneyimli bir muhakkik görevlendirdi.
عَيَّنَتِ الشُّرْطَةُ مُحَقِّقًا ذَا خِبْرَةٍ لِتَوْضِيحِ الْقَضِيَّةِ.
Polis, olayı aydınlatmak için deneyimli bir muhakkik görevlendirdi.
اسْتَأْجَرَتِ الشَّرِكَةُ مُدَقِّقًا مُسْتَقِلًّا لِمُرَاجَعَةِ وَضْعِهَا الْمَالِيِّ.
Şirket, mali durumu incelemesi için bağımsız bir muhakkik tuttu.
أَرْسَلَتِ الْوِزَارَةُ مُفَتِّشًا لِلتَّحْقِيقِ فِي الِادِّعَاءَاتِ.
Bakanlık, iddiaları araştırmak üzere bir muhakkik gönderdi.