muhtariyet

حَصَلَتِ الْمِنْطَقَةُ عَلَى حُكْمٍ ذَاتِيٍّ بَعْدَ مُفَاوَضَاتٍ طَوِيلَةٍ وَأَصْبَحَ لَدَيْهَا الْحَقُّ فِي إِصْدَارِ قَوَانِينِهَا الْخَاصَّةِ.

Bölge, uzun süren müzakereler sonucunda muhtariyet elde etti ve kendi yasalarını çıkarma hakkına sahip oldu.

إِنَّ الِاسْتِقْلَالَ الذَّاتِيَّ لِلْجَامِعَاتِ مُهِمٌّ لِحِمَايَةِ الْحُرِّيَّةِ الْأَكَادِيمِيَّةِ.

Üniversitelerin muhtariyeti, akademik özgürlüğün korunması için önemlidir.

تَهْدِفُ الشَّرِكَةُ إِلَى تَسْرِيعِ عَمَلِيَّاتِ صُنْعِ الْقَرَارِ مِنْ خِلَالِ مَنْحِ فُرُوعِهَا الْمَزِيدَ مِنْ سُلْطَةِ الْإِدَارَةِ الذَّاتِيَّةِ.

Şirket, şubelerine daha fazla muhtariyet yetkisi vererek karar alma süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler