mukadder

كَانَ هَذَا الْحَدَثُ بِمَثَابَةِ نَتِيجَةٍ مُقَدَّرَةٍ لَنَا، لَا مَفَرَّ مِنْهَا.

Bu olay, bizim için mukadder bir sonuç gibiydi, kaçınılmazdı.

فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ يَجِبُ أَنْ نَقْبَلَ أَنَّ بَعْضَ الْأَحْدَاثِ مَحْتُومَةٌ وَلَا يُمْكِنُنَا تَغْيِيرُهَا.

Bazen bazı olayların mukadder olduğunu ve değiştiremeyeceğimizi kabul etmeliyiz.

İlişkili Kelimeler