musallat

إِنَّ إِلْحَاحَ الذُّبَابِ أَمْرٌ مُزْعِجٌ لِلْغَايَةِ.

Sineğin musallat olması çok sinir bozucu.

هَذِهِ الْعَادَةُ السَّيِّئَةُ أَصْبَحَتْ مُلَازِمَةً لِي.

Bu kötü alışkanlık bana musallat oldu.

Ayrıca: مُسْتَبِدّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler