mutlu

أَنَا سَعِيدٌ جِدّاً اليَوْمَ لِأَنَّنِي حَصَلْتُ عَلَى دَرَجَةٍ عَالِيَةٍ فِي الِامْتِحَانِ.

Bugün çok mutluyum çünkü sınavdan yüksek not aldım.

أَصْبَحَتْ سَعِيدَةً جِدّاً عِنْدَمَا عَلِمَتْ بِقَبُولِهَا فِي الجَامِعَةِ المَرْمُوقَةِ.

Ünlü üniversiteye kabul edildiğini öğrendiğinde çok mutlu oldu.

كَانَ الْأَطْفَالُ فَرِحِينَ جِدًّا بِالْهَدَايَا الَّتِي تَلَقَّوْهَا فِي الْعِيدِ.

Çocuklar bayramda aldıkları hediyelerden çok mutlu oldular.

Ayrıca: مَسْرُور، مُبْتَهِج

İlişkili Kelimeler