muvakkat

هٰذَا مُجَرَّدُ حَلٍّ مُؤَقَّتٍ، يَجِبُ أَنْ نَجِدَ حَلاًّ دَائِمًا.

Bu sadece muvakkat bir çözüm, kalıcı bir çözüm bulmalıyız.

سَأَبْقَى هُنَا لِفَتْرَةٍ وَقْتِيَّةٍ.

Muvakkat bir süre için burada kalacağım.

الصُّعُوبَاتُ فِي الْحَيَاةِ عَابِرَةٌ.

Hayattaki zorluklar muvakkatdir.

İlişkili Kelimeler