تَنَاوُلُ مَوْزَةٍ عَلَى الْإِفْطَارِ يَجْعَلُنِي أَبْدَأُ يَوْمِي بِنَشَاطٍ.
Kahvaltıda bir muz yemek güne enerjik başlamamı sağlıyor.
تَنَاوُلُ مَوْزَةٍ عَلَى الْإِفْطَارِ يَجْعَلُنِي أَبْدَأُ يَوْمِي بِنَشَاطٍ.
Kahvaltıda bir muz yemek güne enerjik başlamamı sağlıyor.
أَكَلْتُ مَوْزَةً طَازِجَةً بَعْدَ التَّمْرِينِ الصَّبَاحِيِّ.
Sabah egzersizinden sonra taze bir muz yedim.
ثَمَرُ الْمَوْزِ فَاكِهَةٌ غَنِيَّةٌ بِالْبُوتَاسْيُومِ.
Muz, potasyum açısından zengin bir meyvedir.
Ayrıca: شَجَرَةُ المَوْزِ