لِلسِّيَاسِيِّينَ نُفُوذٌ كَبِيرٌ عَلَى المُجْتَمَعِ.
Politikacıların toplum üzerinde büyük bir nüfuzu vardır.
لِلسِّيَاسِيِّينَ نُفُوذٌ كَبِيرٌ عَلَى المُجْتَمَعِ.
Politikacıların toplum üzerinde büyük bir nüfuzu vardır.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ لِلْمُعَلِّمِينَ تَأْثِيرٌ إِيجَابِيٌّ عَلَى الطُّلَّابِ.
Öğretmenlerin öğrencileri üzerinde olumlu bir nüfuzu olmalıdır.
تَتَمَتَّعُ هَذِهِ الشَّرِكَةُ بِسُلْطَةٍ كَبِيرَةٍ فِي السُّوقِ.
Bu şirketin piyasada büyük bir nüfuzu var.
سَطْوَة، جَاه، اليَد الطُّولَى