أَلْقَى خِطَابًا فُكَاهِيًّا لِلْغَايَةِ وَأَضْحَكَ الْجَمِيعَ.
O, çok nükteli bir konuşma yaptı ve herkesi güldürdü.
أَلْقَى خِطَابًا فُكَاهِيًّا لِلْغَايَةِ وَأَضْحَكَ الْجَمِيعَ.
O, çok nükteli bir konuşma yaptı ve herkesi güldürdü.
حَظِيَ هَذَا الْكِتَابُ الْمَكْتُوبُ بِأُسْلُوبٍ بَارِعِ النُّكْتَةِ بِاهْتِمَامٍ كَبِيرٍ.
Nükteli bir üslupla yazılmış bu kitap çok ilgi gördü.