nadide

تُعْرَضُ أَعْمَالٌ نَادِرَةٌ جِدًّا فِي الْمَتَاحِفِ، لِذَلِكَ يَجِبُ عَلَيْنَا زِيَارَتُهَا.

Müzelerde çok nadide eserler sergileniyor, bu yüzden ziyaret etmeliyiz.

يُمْكِنُكَ الْعُثُورُ عَلَى قِطَعٍ نَفِيسَةٍ وَقَيِّمَةٍ لِلْغَايَةِ فِي هَذَا الْمَتْجَرِ الْعَتِيقِ.

Bu antika dükkanında çok nadide ve değerli parçalar bulabilirsiniz.

صَوْتُهَا فَرِيدٌ لِدَرَجَةِ أَنَّهُ يَسْحَرُ كُلَّ مَنْ يَسْتَمِعُ إِلَيْهِ.

Onun sesi o kadar nadide ki, dinleyen herkesi büyülüyor.

Eşdizimler