nafaka

بَعْدَ الطَّلَاقِ، تَقَدَّمَتْ بِطَلَبٍ إِلَى الْمَحْكَمَةِ لِلْحُصُولِ عَلَى نَفَقَةٍ لِطِفْلِهَا.

Boşandıktan sonra çocuğunun nafakası için mahkemeye başvurdu.

إِنَّهُ يَعْمَلُ بِجِدٍّ لِتَوْفِيرِ إِعَالَةِ زَوْجَتِهِ وَأَطْفَالِهِ.

Eşinin ve çocuklarının nafakasını sağlamak için çok çalışıyor.

Eşdizimler