nah

الْكِتَابُ الَّذِي تَبْحَثُ عَنْهُ هَا هُوَ، إِنَّهُ مَوْضُوعٌ عَلَى الطَّاوِلَةِ.

Aradığın kitap nah işte, masanın üzerinde duruyor.

هَذِهِ هِيَ الْقَهْوَةُ الَّتِي طَلَبْتَهَا، تَفَضَّلْ خُذْهَا.

İşte istediğin kahve, nah al bakalım.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler