nakış

طَرَّزَتْ أُمِّي نُقُوشًا جَمِيلَةً جِدًّا عَلَى مَلَابِسِي بِخُيُوطٍ مُلَوَّنَةٍ.

Annem, elbiselerime renkli ipliklerle çok güzel nakışlar işledi.

نَقْش — نُقُوش

زُيِّنَتِ النُّقُوشُ الْمَوْجُودَةُ عَلَى السَّجَّادَةِ بِزَخَارِفَ تَقْلِيدِيَّةٍ.

Halıdaki nakışlar, geleneksel motiflerle süslenmişti.

غَيَّرَتِ الزَّخَارِفُ الْمَوْجُودَةُ عَلَى الْجُدْرَانِ جَوَّ الْغُرْفَةِ بِالْكَامِلِ.

Duvarlardaki nakışlar, odanın atmosferini tamamen değiştirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler