اتِّصَالُكَ فِي هَذَا الْوَقْتِ غَيْرُ مُنَاسِبٍ إِطْلَاقًا، مِنَ الْأَفْضَلِ أَنْ نَتَحَدَّثَ لَاحِقًا.
Bu saatte aramanız hiç namüsait, sonra konuşsak daha iyi olur.
اتِّصَالُكَ فِي هَذَا الْوَقْتِ غَيْرُ مُنَاسِبٍ إِطْلَاقًا، مِنَ الْأَفْضَلِ أَنْ نَتَحَدَّثَ لَاحِقًا.
Bu saatte aramanız hiç namüsait, sonra konuşsak daha iyi olur.
الْأَحْوَالُ الْجَوِّيَّةُ غَيْرُ مُؤَاتِيَةٍ لِلسَّفَرِ، فَلْنُؤَجِّلِ الرِّحْلَةَ.
Hava şartları yola çıkmak için namüsait durumda, yolculuğu erteleyelim.
الْمَكَانُ الَّذِي تَمَّ اخْتِيَارُهُ لِلِاجْتِمَاعِ غَيْرُ مُلَائِمٍ لِلْغَايَةِ، يَجِبُ أَنْ نَجِدَ بَدِيلًا أَفْضَلَ.
Toplantı için seçilen yer çok namüsait, daha iyi bir alternatif bulmalıyız.