يُؤَدِّي صَلَوَاتِهِ الْخَمْسَ بِانْتِظَامٍ كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün düzenli olarak beş vakit namazını kılar.
يُؤَدِّي صَلَوَاتِهِ الْخَمْسَ بِانْتِظَامٍ كُلَّ يَوْمٍ.
Her gün düzenli olarak beş vakit namazını kılar.
عَادَ إِلَى عَمَلِهِ بَعْدَ أَنْ صَلَّى صَلَاةَ الظُّهْرِ فِي الْمَسْجِدِ.
Camide öğle namazını kıldıktan sonra işine döndü.
أَدَاء الصَّلَاة، إِقَامَةُ الصَّلَاةِ