رِسَالَة — رَسَائِل
تَلَقَّيْتُ رِسَالَةً طَوِيلَةً مِنْ صَدِيقِي العَزِيزِ، وَكُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا.
Sevgili arkadaşımdan uzun bir name aldım, çok mutlu oldum.
تَلَقَّيْتُ رِسَالَةً طَوِيلَةً مِنْ صَدِيقِي العَزِيزِ، وَكُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا.
Sevgili arkadaşımdan uzun bir name aldım, çok mutlu oldum.
كَتَبَ الْمُدِيرُ خِطَابًا رَسْمِيًّا إِلَى الشَّرِكَةِ.
Müdür şirkete resmi bir name yazdı.